Tanım
İlamsız icra takibinde borçlunun itirazı üzerine takip durursa alacaklı, genel mahkemede itirazın iptali davası açabilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülmesi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine uygun bir tazminatla mahkûm edilir (İİK m.67/2). Uygulamada borçlu aleyhine hükmedilen bu tazminata icra inkâr tazminatı, alacaklı aleyhine hükmedilene ise kötü niyet tazminatı denir.
Tazminata hükmedilebilmesi için tarafın açıkça talepte bulunması gerekir; mahkeme kendiliğinden icra inkâr tazminatına hükmedemez.
Oran ve Dönem Ayrımı
İİK m.67/2'deki asgari oran, 6352 sayılı Kanun'la (yürürlük: 5/7/2012) "yüzde kırktan" "yüzde yirmiden" aşağı olmamak üzere biçiminde değiştirilmiştir. 6352 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi ve yerleşik Yargıtay içtihadı uyarınca oran, takibin başlatıldığı tarihe göre belirlenir: 5/7/2012'den önce başlatılan takiplere bağlı itirazın iptali davalarında %40, bu tarihten sonra başlatılan takiplerde asgari %20 uygulanır.
Anayasa Mahkemesi, Serpil Yeşil Uğur kararında (B. No: 2022/85303, 11.02.2026) oranın %20 mi yoksa %40 mı olacağının esasa ilişkin hukuki bir değerlendirme olduğunu; hükümde %20 olarak yer alan oranın hükmün tashihi (HMK m.304) yoluyla %40'a çıkarılmasına yönelik esaslı itirazların yanıtsız bırakılmasının gerekçeli karar hakkını ihlal ettiğini tespit etmiştir.