Avukatın Vergilendirilmesi Rehberi
Serbest çalışan avukatın vergi ödevlerinin tamamı: mükellefiyetin tesisi ve bildirim süreleri, defter ve beyanname yükümlülükleri, gelir vergisi ve geçici vergi, KDV’de vergiyi doğuran olay ve indirimli oranlar, serbest meslek makbuzunun kuralları, stopaj ve KDV tevkifatı, damga vergisi, indirilebilecek giderler ve teşvikler. Tutarlar 2026 yılı için verilmiştir.
Gelir vergisinde tahsil, KDV’de tahakkuk esası geçerlidir: tahsil edilmemiş bir ücret gelir vergisi doğurmazken, ifa edilmiş bir hizmet tahsilat olmasa da KDV doğurur.
1. Avukat hangi mükellefiyet türündedir?
Gelir Vergisi Kanunu gerçek kişilerin gelirini yedi kazanç türüne ayırır. Avukat, serbest meslek erbabıdır: GVK m.65’e göre serbest meslek faaliyeti, sermayeden ziyade şahsi mesaiye, ilmi veya mesleki bilgiye veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin bir işverene tabi olmaksızın şahsi sorumluluk altında kendi nam ve hesabına yapılmasıdır. Avukatlık Kanunu m.1 de avukatlığı serbest bir meslek olarak tanımlar.
Buradaki ayırt edici ölçüt bağımsızlıktır. Bir işverene bağlı olarak ücret karşılığı çalışan avukatın geliri serbest meslek kazancı değil ücrettir; vergisi işveren tarafından stopaj yoluyla ödenir. Avukatlık Kanunu da ücretli avukatlığı, m.12’de “avukatlıkla birleşebilen işler” arasında düzenler. Avukatlık ortaklıkları ise vergi mevzuatı bakımından adi ortaklık gibi değerlendirilir; kazanç ortaklara dağıtılarak gelir vergisine tabi tutulur.
Serbest meslek kazancı, mesleki faaliyetten elde edilen her türlü kazancı kapsar: akdi vekâlet ücreti, karşı yan vekâlet ücreti, danışmanlık, tevkil ücreti, arabuluculuk ve bilirkişilik gelirleri bu kapsamdadır.
2. İşe başlama, bildirimler ve süreler
VUK m.155, serbest meslek erbabında işe başlamanın belirtilerini sayar: yazıhane gibi özel iş yeri açmak; çalışılan yere tabela veya levha asmak; devamlı mesleki faaliyette bulunulduğunu gösteren ilanlar yapmak; serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere kaydolmak. Bu hâllerden herhangi biri işe başlamayı gösterir; gelir elde edilmiş olması aranmaz.
| Bildirim | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İşe başlama bildirimi | İşe başlama tarihinden itibaren 10 gün | VUK m.153, m.168/1 |
| Adres, iş veya işletme değişikliği; işi bırakma | Olayın meydana geldiği tarihten itibaren 1 ay | VUK m.168/1 |
| Kira sözleşmesi damga vergisi beyanı | Sözleşmenin düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün | DVK m.22/b |
Bildirim süresinin sonucu: İş yerinin açılması başlı başına işe başlama belirtisidir; büronun fiilen kullanılmaya başlanması beklenmez. Bildirimin on günlük süre dışında yapılması hâlinde, genç girişimci istisnasının ilk şartı (GVK mük. m.20/1) gerçekleşmez.
Avukatlık Kanunu m.43’teki “baro levhasına yazıldığı tarihten itibaren üç ay içinde büro edinme” yükümlülüğü bundan bağımsızdır; baroya karşı bir ödevdir ve vergi mükellefiyetinin başlangıcını belirlemez. Nitekim büro edinilmeden de CMK veya adli yardım görevlendirmesiyle faaliyete başlanabilir.
3. Şekli ödevler: defter, makbuz, beyanname, saklama
- Defter tutma: Serbest meslek erbabı, serbest meslek kazanç defteri tutar. Defter, Defter-Beyan Sistemi üzerinden elektronik ortamda tutulur; elektronik ortamda tutulan defterlerde tasdik zorunluluğu bulunmaz. Avukatlar, kendi defterlerini tutup beyannamelerini kendileri verebilecek meslek gruplarındandır.
- Belge düzeni: Her tahsilat için serbest meslek makbuzu düzenlenir (VUK m.236). Makbuzlar elektronik ortamda (e-SMM) düzenlenir.
- Beyannameler: Aylık KDV beyannamesi; üçer aylık dönemler hâlinde geçici vergi beyannamesi; kira stopajı veya personel bulunması hâlinde muhtasar (ve prim hizmet) beyannamesi; yıllık gelir vergisi beyannamesi; gerektiğinde damga vergisi beyannamesi.
- Saklama ve ibraz: Defter ve belgeler, ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılı başından itibaren beş yıl süreyle saklanır ve yetkililere ibraz edilir (VUK m.253, m.256). İbrazdan kaçınmak, VUK m.359/a-2 kapsamında defter ve belge gizleme suçunu oluşturur; “kimse kendi aleyhine delil vermeye zorlanamaz” savunması Anayasa Mahkemesince kabul edilmemiştir.
- Bilgi verme: Mükellefler istenen bilgileri vermek zorundadır (VUK m.148). Avukatlar bakımından VUK m.151/3 istisnası vardır: kendilerine tevdi olunan işler dolayısıyla öğrendikleri hususlar istenemez. Ancak bu yasak müvekkil adları ile vekâlet ücretlerini ve giderlerini kapsamaz.
Defter ve belgelerin muhafazası mükellefe aittir. Mali müşavirde bırakılan evrakın kaybolması, ibraz yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz; belgelerin bir örneğinin mükellefin kendi arşivinde bulunması, bu duruma karşı ibraz imkânını korur.
4. Gelir vergisi ve geçici vergi
Gelir vergisi yıllık bir vergidir: bir takvim yılında elde edilen hasılattan, aynı yıl içinde mesleki faaliyet için katlanılan giderler düşülerek safi kazanç (matrah) bulunur. Serbest meslek kazancında tahsil esası geçerlidir; tahsil edilmemiş ücret için gelir vergisi doğmaz. Vergi, tek bir dosya üzerinden değil, yılın tamamına ait hasılat ve gider toplamı üzerinden hesaplanır.
| Matrah dilimi (2026) | Oran |
|---|---|
| 190.000 TL’ye kadar | %15 |
| 190.000 TL – 400.000 TL arası | %20 |
| 400.000 TL – 1.000.000 TL arası | %27 |
| 1.000.000 TL – 5.300.000 TL arası | %35 |
| 5.300.000 TL üzeri | %40 |
Serbest meslek kazancı, ücret dışı gelirlere uygulanan tarifeye tabidir (GVK m.103).
Beyanname, kazancın elde edildiği yılı izleyen yılın Mart ayı sonuna kadar verilir; tahakkuk eden vergi Mart ve Temmuz aylarında iki eşit taksitte ödenir.
Geçici vergi (peşin vergi)
Yıl üçer aylık dönemlere bölünür ve her dönemin kazancı üzerinden %15 sabit oranla geçici vergi hesaplanır. Yıl içinde ödenen geçici vergiler, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir; fazla ödenen kısım iade veya mahsup konusu olur. Geçici vergi ayrı bir vergi değil, gelir vergisinin peşin tahsil edilen kısmıdır.
5. KDV: vergiyi doğuran olay ve oranlar
KDV Kanunu m.1/1 uyarınca serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV’ye tabidir. Vergiyi doğuran olay hizmetin ifasıdır(KDVK m.10/a); tahsilat şartı aranmaz. Bunun iki önemli sonucu vardır:
- Tahsilat varsa (m.10/b): Hizmet henüz tamamlanmamış olsa bile, tahsil edilen tutar üzerinden KDV doğar.
- Tahsilat yoksa: KDV, hizmetin tamamlanmasıyla doğar. Avukatlık hizmeti kural olarak kısımlara bölünemez: Avukatlık Kanunu m.171/2 avukatın üzerine aldığı işi sonuna kadar takip etmesini emreder ve AAÜT genel hükümleri, tarifedeki ücretin kesin hüküm elde edilinceye kadarki tüm iş ve işlemlerin karşılığı olduğunu belirtir. Dolayısıyla dava veya takip kesinleşmediği sürece, tahsilat yoksa KDV yükümlülüğü doğmaz (KDVK m.10/c).
Hizmetin sözleşmeyle bölünmesi mümkündür: yalnızca soruşturma aşaması için ya da yalnızca kanun yolu için ayrı ücretle anlaşılmışsa, o kısım tamamlandığında hizmet ifa edilmiş sayılır.
Hizmet ne zaman tamamlanmış sayılır?
- Davada: kararın kesinleşmesi.
- İcra takibinde: dosyanın infaz edilerek kapatılması ya da aciz vesikası alınması.
- Dava veya takip derdestken: hizmet ifa edilmiş sayılmaz; tahsilat da yoksa KDV doğmaz.
Azil ve istifa: Her iki hâlde de hizmet tamamlanmadığından, herhangi bir tahsilat yapılmamışsa KDV yükümlülüğü doğmaz. Ancak haksız azil nedeniyle yasal yollara başvurularak ücret tahsil edilirse, hizmetin tamamlanıp tamamlanmadığına bakılmaksızın tahsil edilen tutar üzerinden KDV doğar (KDVK m.10/b).
Ücretsiz takip edilen işler: Avukatlık Kanunu, işin baroya bildirilmesi kaydıyla ücretsiz iş görülmesine izin verir; ancak KDV yönünden hizmet ifa edilmiş sayıldığından, işe başlanılan tarihte yürürlükte olan AAÜT tutarı üzerinden hesaplanan KDV beyan edilip ödenir.
6. Avukatlık hizmetinde %10 KDV uygulanan işler
Avukatlık hizmetlerinde genel oran %20 olmakla birlikte, Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlenen aşağıdaki işlerde oran %10 uygulanır:
%10 oran
- Aile mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işler
- Tüketici mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işler
- Çocuk mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işler
- Vesayet davaları ve işleri
- Yukarıdakilere ilişkin kanun yolları (istinaf, temyiz)
- İş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculukta taraf vekilliği
- Yukarıdakilere bağlı ilamlı icra takipleri
- Adli yardım ve adli müzaheret kapsamında verilen hizmetler
Kapsam dışı kalan tipik hâller (%20)
- Tüketici hakem heyeti başvuruları — hakem heyeti mahkeme değildir
- Mağdurun çocuk olduğu, ancak sanığın yetişkin olması sebebiyle asliye/ağır ceza mahkemesinde görülen davalar
- Aile mahkemesi ilamına dayanmayan ilamsız icra takipleri (ör. tedbir nafakası takibi)
- Dava şartı olmayan (ihtiyari) arabuluculukta taraf vekilliği
- Sözleşme hazırlama, mütalaa, sürekli danışmanlık
Belirleyici ölçüt mahkemenin görev alanıdır; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla davaya bakan asliye hukuk mahkemesi de kapsamdadır. Vergi hukukunda kıyas yasağı gereği, kararda sayılmayan iş türleri indirimli orandan yararlanamaz.
7. Yurt dışındaki müvekkil: hizmet ihracı istisnası
Yurt dışındaki bir müvekkile Türkiye’de verilen ve sonuçlarından yurt dışında yararlanılan hizmetler, KDV Kanunu m.11 ve m.12/2 uyarınca hizmet ihracı kapsamında KDV’den istisnadır. İstisnanın şartları; müvekkilin yurt dışında bulunması, faturanın yurt dışındaki müvekkil adına düzenlenmesi ve hizmetten yurt dışında yararlanılmasıdır.
Belirleyici olan, hizmetin sonucundan nerede yararlanıldığıdır ve bu, her dosya için somut olarak değerlendirilir. Türkiye’deki bir taşınmaza ilişkin dava veya Türkiye’deki bir mirasın paylaşımı gibi hâllerde yararlanma Türkiye’de gerçekleştiğinden istisna uygulanmaz. Buna karşılık yabancı bir yatırımcıya Türkiye mevzuatı hakkında verilen ve yatırım kararında kullanılan danışmanlık, hizmet ihracı sayılabilir.
8. Serbest meslek makbuzunun kuralları
VUK m.236: serbest meslek erbabı, mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemek ve bir nüshasını müşteriye vermek zorundadır. Makbuz bir tahsilat belgesidir; fatura gibi teslim veya ifaya değil, paranın alınmasına bağlıdır.
- Zamanı: Tahsilatın yapıldığı tarihte düzenlenir. Faturaya ilişkin yedi günlük süre (VUK m.231/5) makbuza uygulanmaz; vergi hukukunda kıyas yasaktır. Bununla birlikte makbuzun geç düzenlenmesi, tahsilatın ait olduğu beyan dönemini kaydırıyorsa vergi ziyaına yol açar.
- Taksitli tahsilat: Her taksit ayrı bir hasılattır; her tahsilatta ayrı makbuz düzenlenir.
- Ayni tahsilat: Gelir vergisi bakımından ayın olarak yapılan tahsilat da hasılattır; elde edildiği tarihteki rayiç bedel üzerinden makbuz düzenlenir. Avukatlık Kanunu m.164’ün ücretin para olarak kararlaştırılmasına ilişkin sınırı, vergi ödevini ortadan kaldırmaz — VUK m.9/2 uyarınca faaliyetin kanunla yasaklanmış olması vergilendirmeye engel değildir.
- Kime düzenlenir: Akdi vekâlet ücretinde müvekkile (ödemeyi üçüncü kişi yapmış olsa dahi; açıklama bölümüne kaydedilir), karşı yan ve icra vekâlet ücretinde borçluya, CMK ve beraat vekâlet ücreti ödemelerinde ödemeyi yapan başsavcılığa, adli yardım ödemelerinde baroya. Karşı yan vekâlet ücreti için başlatılan takipte alacak, İİK m.89 haciz ihbarnamesi üzerine üçüncü kişiden tahsil edilmiş olsa dahi makbuz yine borçlu adına düzenlenir; tahsil edilen, borçlunun malvarlığındaki alacaktır.
- Tutarı: Makbuz, yapılan tahsilatın tam tutarını göstermelidir. AAÜT’de o iş için yazılı tutar yalnızca alt sınırdır, üst sınır değildir: tarifede 5.000 TL yazıyor diye 10.000 TL’lik tahsilat için 5.000 TL’lik makbuz düzenlenemez. Eksik makbuz her hâlde kayıt dışı hasılat doğurur; idarece tespitinde vergi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasıyla birlikte aranır. Yargıtay bu durumu muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçu sayarken (VUK m.359/a — 18 aydan 5 yıla kadar hapis), Danıştay aksi görüştedir; konu ihtilaflıdır.
- Havaleden geç haberdar olma: Müvekkilin banka hesabına gönderdiği paradan sonradan haberdar olunmuşsa geçmiş tarihli makbuz düzenlenmez. GVK m.67 tahsili “ıttıla hasıl etmeleri kaydıyla” kabul ettiğinden, makbuz paranın yatırıldığı tarihte değil, haberdar olunan tarihte düzenlenir.
- Tahsilatsız düzenlenen makbuz: Tahsilat olmadan yalnızca KDV yükümlülüğü doğduğunda (kesinleşme hâli), açıklama bölümüne “bedel tahsil edilmemiştir; yalnızca KDV hesaplanması için düzenlenmiştir” kaydı düşülür. Bu makbuz KDV beyanına dahil edilir, tahsilat bulunmadığından gelir vergisi hasılatına eklenmez.
- Tevkil (meslektaş adına duruşma/iş takibi): Tevkil yoluyla elde edilen ücret, tutarı ne olursa olsun serbest meslek kazancıdır; asgari tutar muafiyeti veya istisna sınırı yoktur. Tahsilat anında makbuz düzenlenmesi zorunludur (VUK m.236). Makbuzun kime düzenleneceği, bedelin kimin bütçesinden çıktığına bağlıdır — aşağıdaki kutuya bakınız.
- Bedelin sonradan tahsili — ikinci makbuz: Daha önce yalnızca KDV için makbuz düzenlenmiş bir ücret sonradan tahsil edilirse, tahsilat anında ikinci bir makbuz düzenlenir. KDV bir kez doğduğundan bu makbuzda KDV oranı %0 seçilir ve açıklama bölümüne “KDV’si … tarih ve … sayılı serbest meslek makbuzu ile beyan edilmiştir” kaydı düşülür. Bu ikinci makbuz gelir vergisi hasılatına dahil edilir; aynı hizmet için KDV’nin mükerrer hesaplanmasını önler.
- Makbuzun tutarı: Makbuz, o iş için kararlaştırılan ücret üzerinden düzenlenir. İş ücretsiz görülmüşse ya da bedel emsaline göre açıkça düşükse, matrah emsal bedel/emsal ücrettir (KDVK m.27/1-2). Serbest meslek faaliyetlerinde ilgili meslek teşekkülünce belirlenmiş bir tarife varsa hizmetin bedeli o tarifedeki ücretten düşük olamaz (KDVK m.27/5); avukatlıkta bu tarife AAÜT’dir.
Tevkil ücretinde makbuz ve stopaj
Avukat, vekâletnamede başkasını tevkile yetki tanınmışsa işi başka bir avukatla birlikte veya başka bir avukata vererek takip ettirebilir (Av.K. m.171/2). Vergi bakımından belirleyici olan, tevkil ücretinin kimin bütçesinden ödendiğidir:
- Tevkili veren avukat kendi cebinden ödüyorsa: Makbuz tevkili veren avukat adına düzenlenir. Ödemeyi yapan da serbest meslek erbabı olduğundan GVK m.94/1 uyarınca tevkifat yapmakla yükümlüdür; makbuz stopajlı düzenlenir (GVK m.94/2-b, %20). Serbest meslek erbabının tevkifat yükümlülüğü mesleki işleriyle ilgili ödemelerine münhasırdır (GVK m.94 son fıkralar) — tevkil ücreti bu kapsamdadır.
- Ücret müvekkilden tahsil edilip aktarılıyorsa: Makbuz doğrudan müvekkil adına düzenlenir. Nitekim Av.K. m.171/4 uyarınca iş tamamen başka bir avukata bırakılmışsa, tevkil eden ve tevkil olunan avukatlar ücret sözleşmesindeki miktarı aşmamak şartıyla harcadıkları mesaiye karşılık ücreti müvekkilden isteyebilir. Bu hâlde stopaj, müvekkilin GVK m.94/1 kapsamında vergi sorumlusu olup olmamasına göre belirlenir: kurum/şirket müvekkilde kesilir, vergi sorumlusu sıfatı bulunmayan gerçek kişi müvekkilde kesilmez.
Tevkil (işin tamamen devri) ile teşrik (işin birlikte takibi) ayrımına dikkat edilmelidir: Av.K. m.171/4 c.1 uyarınca işe başka avukatlar teşrik edilmişse avukat bundan dolayı ayrı bir ücret isteyemeyeceği gibi, işi birlikte takip eden avukat da müvekkilden ücret isteyemez. Tevkil eden avukat müvekkilden peşin ücret almışsa, harcadığı mesaiye karşılık gelen miktarın fazlasını tevkil ettiği avukata ödemekle yükümlüdür (m.171/4 son cümle).
İcra vekâlet ücretinin vergilendirilmesi
- Makbuz kime kesilir: İcra vekâlet ücreti tahsil edildiğinde makbuz müvekkile değil, ödemeyi yapan borçlu (karşı taraf) adına düzenlenir.
- Tahsil ne zaman gerçekleşir: Borçlu icra dairesine parayı yatırdığında, reddiyat yapılmamış ve para fiilen hesabınıza geçmemiş olsa dahi tahsil gerçekleşmiş sayılır. GVK m.67, serbest meslek erbabı için “ıttıla hasıl etmeleri kaydıyla, namlarına kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması”nı açıkça tahsil hükmünde sayar. UYAP üzerinden öğrenilen (ıttıla edilen) gün itibarıyla makbuz düzenlenir ve tutar o dönemin hasılatına yazılır.
- KDV oranı: Kural olarak %20'dir. Aile, tüketici ve çocuk mahkemeleri ile vesayet davalarına ilişkin ilamlara dayalı ilamlı icra takiplerinde oran %10'a iner. İlamsız takiplerde ise uyuşmazlık bu mahkemelerin alanına girse dahi oran %20'dir — örneğin aile mahkemesince hükmedilen tedbir nafakasının ilamsız takibe konu edilmesinde %20 uygulanır.
- Stopaj: GVK m.94'e 7194 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca, İİK ve Avukatlık Kanunu gereği karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler gelir vergisi tevkifatı yapar. Borçlu; şirket, kamu kurumu veya gerçek usulde vergilendirilen tüccar/serbest meslek erbabı ise brüt tutar üzerinden %20 kesinti yapması gerekir. Uygulamada borçlu kesinti yapmaksızın tutarın tamamını yatırmışsa makbuz fiilî durumu yansıtacak biçimde stopajsız düzenlenir; tevkifatı yapmama sorumluluğu ödemeyi yapana aittir.
- KDV tevkifatı: İcra vekâlet ücreti borçluya sunulan bir hizmetin karşılığı olmayıp yargılama gideri niteliğinde olduğundan, ödemeyi yapan borçlu kamu kurumu, banka veya sigorta şirketi olsa dahi KDV tevkifatı uygulanmaz. Tevkifat, avukatın kendi müşterisine verdiği danışmanlık nitelikli hizmetlere ilişkindir.
Dayanak özelgeler
- 20.07.2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.20.15.01-30-MUK-2010-54-203 sayılı özelge.
- 10.01.2019 tarih ve 62030549-120[65-2017/198]-29406 sayılı özelge.
Tahsilat olmadan yalnızca KDV için makbuz düzenlenmesi idarenin özelgelerle şekillenen uygulamasıdır; VUK m.236 makbuzu tahsilata bağladığından öğretide eleştirilmektedir. Somut dosyada SMMM/YMM görüşü alınması önerilir.
Makbuzun ispat işlevi: Makbuzun düzenlenmesi, paranın tahsil edildiğini gösterir. Tahsilattan önce düzenlenip karşı tarafa iletilen bir makbuz, ihtilaf hâlinde ödemenin yapıldığı yönünde bir belge oluşturur ve ispat yükünü avukatın üzerine bırakır.
9. Stopaj: kesinti, mahsup ve iade
Stopaj ayrı bir vergi değil, gelir vergisinin peşin ödenme yöntemidir. GVK m.94’te sayılanlar — kamu idare ve müesseseleri, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernek ve vakıflar, kooperatifler, gerçek gelirini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı gibi — avukata yaptıkları ödemenin brüt tutarı üzerinden %20 gelir vergisi kesintisi yapar ve muhtasar beyanname ile beyan eder.
Kesilen tutarlar mükellefin emanet hesabında birikir ve yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir (GVK m.121). Mahsup sonrası artan tutar için: diğer vergi ve kamu borçlarından mahsup veya nakden iade talep edilebilir; ayrıca izleyen dönemlerde tahakkuk eden vergilerden mahsup ettirilebilir. GVK m.121/2 uyarınca iade talebi, farkın mükellefe bildirilmesinden itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır.
Kesinti yapılmadan ödeme yapılırsa
Makbuz fiilî durumu yansıtır: kesinti yapılmamışsa makbuz stopajsız düzenlenir. Kesinti yapılmadığı hâlde stopajlı makbuz düzenlenmesi, ödeyenin ayrıca stopaj beyan etmesi hâlinde sebepsiz zenginleşme iddiasına yol açabilir. Stopajı beyan etmeyen ödeyici tespit edilemiyorsa, durum bir dilekçeyle vergi dairesine bildirilerek verginin ödeyiciden aranması istenebilir.
Artan stopaj ve iade süresi
Gelir vergisi borcundan mahsup edildikten sonra bakiye stopaj kalıyorsa; kesinleşmiş diğer kamu borçlarına mahsubu, izleyen dönemlerde tahakkuk edecek borçlardan mahsubu ya da nakden iadesi talep edilebilir. Bir yıl içinde nakden veya mahsuben iadesi istenmeyen stopajlar hazineye irat kaydedilir. Mahsuben iade taleplerinde Bağ-Kur prim borcuna mahsup yapılamaz; vergi dairesine başkaca borç bulunmayan hâllerde ise mahsup mümkündür.
10. KDV tevkifatı: avukatlık mı, danışmanlık mı?
KDV tevkifatı, KDV’nin bir kısmının hizmeti alan tarafından doğrudan vergi dairesine ödenmesidir. Avukatlar bakımından ölçüt, hizmetin niteliğidir. KDV Genel Uygulama Tebliği’nin I/C-2.1.3.2.2 bölümü şu ayrımı yapar:
- Avukatların hukuki ihtilaflarla ilgili olarak yargı mercileri nezdinde veya yargı kararlarının sonuçlarıyla ilgili olarak vekâlet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetler bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulmaz.
- Avukatların verdikleri danışmanlık hizmetleri tevkifata tabidir; tebliğin (I/C-2.1.3.1/b) bölümünde sayılan “belirlenmiş alıcılara” (kamu kurum ve kuruluşları, döner sermayeli kuruluşlar, kanunla kurulan kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri, kamu iktisadi teşebbüsleri ve benzerleri) verilmesi hâlinde oran 9/10’dur.
- Tebliğde özel olarak belirlenmemiş diğer hizmetler, belirlenmiş alıcılara verildiğinde 5/10 oranında tevkifata tabidir (I/C-2.1.3.2.13). Vekâlet akdi çerçevesinde yürütülen dava ve icra takibi hizmetleri kapsam dışında bırakıldığından, avukatlar bakımından belirleyici olan hizmetin danışmanlık niteliği taşıyıp taşımadığıdır.
- Sözleşmede avukatlık ve danışmanlık hizmetleri birlikte yer alıyorsa ve ayrı ayrı ücretlendirilmemişse, toplam sözleşme bedeli üzerinden tevkifat uygulanır.
- Alt sınır: Tevkifat, ödemenin o yıl için belirlenen fatura düzenleme haddini aşması hâlinde uygulanır; 2026 yılı için bu tutar KDV dâhil 12.000 TL’dir (VUK Genel Tebliği Sıra No: 588). Bu tutarın altındaki ödemelerde, alıcı listede sayılanlardan olsa dahi tevkifat yapılmaz.
Karma sözleşmelerde kapsam
Avukatlık ve danışmanlık kalemleri ayrı ayrı ücretlendirildiğinde tevkifat yalnızca danışmanlık kısmına uygulanır; ayrıştırma yapılmadığında tevkifat sözleşmenin tamamına yayılır.
11. Damga vergisi: sözleşme, kira ve beyannameler
Damga vergisi, Damga Vergisi Kanunu’na ekli (1) sayılı tabloda sayılan kâğıtlardan alınır. Avukatları üç noktada ilgilendirir:
Kamu ödemelerinden damga vergisi kesilemez: Bir kâğıttan damga vergisi alınabilmesi için o kâğıdın 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tabloda sayılması gerekir. Kamu kurumları ödeme yaparken uygulamada “muhasebe işlem fişi” denen ödeme emri belgesidüzenler ve bu belge (1) sayılı tabloda yer almaz. Bu nedenle kamu kurumlarınca ödenen karşı yan vekâlet ücreti, icra vekâlet ücreti, beraat vekâlet ücreti, CMK ve adli yardım ödemelerinden damga vergisi kesilmesi hukuka aykırıdır; kesinti yapılmışsa dava yoluyla tecil faiziyle iadesi talep edilebilir.
| Kâğıt | Oran / matrah | Beyan |
|---|---|---|
| Avukatlık ücret sözleşmesi (belli parayı ihtiva eden sözleşme) | Binde 9,48 — sözleşmedeki bedel üzerinden | Düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün |
| İş yeri kira sözleşmesi | Binde 1,89 — sözleşme süresine göre toplam kira bedeli üzerinden | Düzenlendiği tarihi izleyen 15 gün |
| Vergi beyannameleri | Her beyanname türü için (1) sayılı tabloda belirlenen maktu tutar | Beyanname ile birlikte |
2026 yılında bir kâğıttan alınacak damga vergisi 29.115.961,10 TL’yi aşamaz. Maktu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir.
Sözleşmeyi takibe veya davaya konu etmeden önce: Süresinde beyan edilmemiş damga vergisi için VUK m.371 kapsamında pişmanlıkla beyanda bulunulması, usulsüzlük cezası, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi riskini ortadan kaldırır; yalnızca vergi ile pişmanlık zammı ödenir. İcra müdürlükleri ve mahkemeler, dayanak sözleşmenin damga vergisinin ödenip ödenmediğini vergi dairesine bildirebilmektedir.
Buna karşılık kamu kurumlarınca ödenen karşı yan ve icra vekâlet ücretleri, beraat vekâlet ücreti, CMK ve adli yardım ödemeleri üzerinden damga vergisi kesilmesi tartışmalıdır: bu ödemelere dayanak “ödeme emri belgesi”, (1) sayılı tabloda sayılan kâğıtlardan biri değildir. Bu yönde kesinti yapılması hâlinde düzeltme talebi ve vergi mahkemesinde dava yolu açıktır.
12. İlan ve reklam (tabela) vergisi
Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında, iş yerine asılan tabelanın büyüklüğüne ve ışıklı olup olmadığına göre yıllık ilan ve reklam vergisi tahakkuk eder. Verginin ilk beyanı belediyeye yapılır; sonraki yıllarda otomatik tahakkuk eder. Vergilendirmede kanunilik ilkesi uyarınca muafiyet ancak kanunla tanınabilir; avukatlık büroları için böyle bir muafiyet bulunmamaktadır. Ödenen vergi, GVK m.68/9 kapsamında gider yazılabilir. Tabelanın boyutu ve içeriği bakımından ayrıca TBB Reklam Yasağı Yönetmeliği’ndeki sınırlamalar geçerlidir.
13. Giderler (GVK m.68)
Bir harcamanın gider yazılabilmesi için iki soruya da “evet” cevabı verilebilmelidir: (1) harcama mesleki faaliyetle ilgili midir? (2) harcamaya avukatın kendisi mi katlanmıştır? Biri bile olumsuzsa gider yazılamaz.
| Kalem | Kapsam | Dayanak |
|---|---|---|
| Büro giderleri | Kira, aidat, elektrik, su, doğalgaz, internet, temizlik, güvenlik. Ev-ofis kullanımında kiranın tamamı, ısıtma ve aydınlatmanın yarısı indirilir. | GVK m.68/1 |
| Personel ve stajyer ücretleri | Yanında çalıştırdığı personel ile stajyer avukata ödenen ücretler ve SGK işveren primleri; iş yerinde sağlanan yemek, barınma, tedavi ve ilaç giderleri. | GVK m.68/1-2 |
| Seyahat ve konaklama | Şehir dışı duruşma veya iş takibi için ulaşım ve konaklama bedelleri; seyahat maksadının gerektirdiği süreyle sınırlıdır. | GVK m.68/3 |
| Demirbaş ve amortisman | Bilgisayar, telefon, mobilya, kütüphane gibi demirbaşlar doğrudan değil, faydalı ömürleri boyunca amortisman yoluyla giderleştirilir. | GVK m.68/4; VUK m.313 vd. |
| Mesleki yayın ve yazılım | Kitap, dergi, mevzuat ve içtihat veri tabanları, hukuk ve muhasebe yazılımları, e-imza, KEP, UETS bedelleri. | GVK m.68/6 ve 68/1 |
| Baro aidatı ve mesleki teşekkül ödemeleri | Baro giriş aidatı, yıllık kesenek ve TBB payı gibi mesleki teşekküllere ödenen aidatlar. | GVK m.68/8 |
| Cübbe | Avukatlık Kanunu m.49/2 uyarınca şekli TBB tarafından belirlenen cübbe dışında kıyafet zorunluluğu getirilemediğinden, gider yazılabilen tek mesleki kıyafet cübbedir; sıradan giyim gideri kabul edilmez. | Av.K. m.49/2; GVK m.68/1 |
| Mesleki vergi, resim ve harçlar | İlan ve reklam (tabela) vergisi, iş yeri avukatın mülkü ise emlak ve çevre temizlik vergisi, iş yeri açma ve çalışma harçları. | GVK m.68/9 |
| İlam veya sözleşmeye dayalı tazminatlar | Personele ödenen kıdem ve ihbar tazminatı; haklı neden olmaksızın istifa hâlinde Avukatlık Kanunu m.174 uyarınca müvekkile iade edilen ücret gibi ödemeler. | GVK m.68/10 |
| Binek otomobil (sınırlı) | Envantere kayıtlı veya kiralanan binek otonun yakıt, bakım, sigorta gibi cari giderlerinin en fazla %70’i indirilir. Kiralama bedeli, iktisapta ödenen ÖTV+KDV ve amortismana esas bedel için her yıl güncellenen tavanlar uygulanır; motorlu taşıtlar vergisi gider yazılamaz. | GVK m.68/4-5 (7194 s.K.) |
Gider yazılamayanlar
- Para cezaları, vergi cezaları, gecikme zamları ve trafik cezaları
- Avukatın kendi kusurundan (süre kaçırma, dosyanın işlemden kaldırılması vb.) doğan tazminatlar
- Sıradan giyim harcamaları — takım elbise, ayakkabı, gömlek (cübbe hariç)
- Envantere kayıtlı olmayan özel aracın yakıt, bakım ve sigorta giderleri
- Müvekkil adına harcanmak üzere alınan ve tamamı harcanan dosya masrafları (hasılat da sayılmaz, gider de yazılmaz)
Binek otomobile ilişkin tavanlar (kiralama, iktisapta ödenen ÖTV+KDV ve amortismana esas bedel) her yıl güncellenir; geçerli tutarlar ilgili yılın düzenlemesinde yer alır.
14. Beyanname üzerinden indirimler (GVK m.89)
Giderlerden farklı olarak indirimlerde harcamanın mesleki faaliyetle ilgili olması aranmaz; ödemenin mükellef tarafından yapılmış olması yeterlidir. İndirimler matrahın tespitinde değil, beyan edilen gelir üzerinden uygulanır.
| İndirim | Kapsam | Sınır | Dayanak |
|---|---|---|---|
| Şahıs sigortası ve BES primleri | Mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocukları için ödenen birikimli hayat sigortası primlerinin yarısı, diğer şahıs sigortası primlerinin tamamı. | Beyan edilen gelirin %15’i ve yıllık brüt asgari ücret tutarı | GVK m.89/1 |
| Eğitim ve sağlık harcamaları | Mükellefin kendisi, eşi ve küçük çocuklarına ilişkin, Türkiye’de gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan kişi ve kurumlardan alınan hizmetler. | Beyan edilen gelirin %10’u | GVK m.89/2 |
| Bağ-Kur (4/b) primleri | Fiilen ödendiği yılda indirilir; yalnızca tahakkuk yeterli değildir. | Ödenen tutarla sınırlı | GVK m.89/1; 5510 s.K. m.88 |
| Bağış ve yardımlar | Kamu kurumlarına ve vergi muafiyeti tanınan vakıflara yapılan bağışlar sınırlı; okul, sağlık tesisi, ibadethane yapımı ve Cumhurbaşkanınca başlatılan kampanyalara yapılanlar tamamı indirilir. | Kural olarak beyan edilen gelirin %5’i | GVK m.89/4, 89/5, 89/10 |
| Engellilik indirimi | Serbest meslek erbabı avukatın kendisi engelli ise veya bakmakla yükümlü olduğu engelli bir kişi varsa, engellilik derecesine göre belirlenen tutar matrahtan indirilir. | Dereceye göre yıllık olarak belirlenen tutar | GVK m.31 ve m.89/3 |
Eğitim ve sağlık harcamalarında hizmetin Türkiye’de bulunan, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olan kişi ve kurumlardan alınması şarttır; bu nedenle yurt dışında yapılan harcamalar indirilemez.
15. Genç girişimci istisnası ve uyumlu mükellef indirimi
Genç girişimcilerde kazanç istisnası (GVK mük. m.20)
Mesleki faaliyeti nedeniyle adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıcı itibarıyla 29 yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri kazancın, GVK m.103’teki tarifenin ikinci diliminde yer alan tutara kadarki kısmı (2026 için 400.000 TL) gelir vergisinden istisnadır.
Şartlar
- İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması
- Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi
- Ortaklık hâlinde tüm ortakların bu şartları taşıması
- Faaliyetin, ölüm hâli hariç, eş veya üçüncü dereceye kadar kan/kayın hısımlarından devralınmamış olması
- Mevcut bir mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması
İstisna haddinin altında kazanç elde edilse dahi yıllık beyanname verilir. İstisna, GVK m.94 kapsamında yapılacak stopajı kapsamaz — müvekkiller kesinti yapmaya devam eder.
Bağ-Kur prim desteği 2026 itibarıyla kaldırıldı
Genç girişimcilere bir yıl süreyle prime esas kazanç alt sınırı üzerinden sağlanan Bağ-Kur (4/b) prim desteği, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde düzenleniyordu. Bu bent, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle (RG 19/12/2025-33112) yürürlükten kaldırılmıştır. 1/1/2026 ve sonrasında mükellefiyet tesis ettiren genç girişimciler Bağ-Kur primlerini kendileri öder.
Kaldırılan yalnızca SGK prim desteğidir; GVK mükerrer m.20’deki üç yıllık kazanç istisnası yürürlüktedir ve yukarıdaki şartlarla uygulanmaya devam eder. 31/12/2025 itibarıyla destekten fiilen yararlanmakta olanların kalan sürelerinin durumu için SGK’nın güncel uygulamasının ayrıca teyit edilmesi gerekir.
Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi (GVK mük. m.121)
Şartları taşıyan mükelleflerin yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken vergiden indirilir. Şartlar: beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki iki yıla ait beyannamelerin kanuni süresinde verilmiş olması; bu süre içinde kesinleşmiş ikmalen, re’sen veya idarece tarhiyat bulunmaması; beyanname verildiği tarih itibarıyla tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması ve 1.000 TL’yi aşan vadesi geçmiş borç bulunmaması. İndirim tutarının üst sınırı kanunda maktu olarak belirlenir ve her yıl yeniden değerleme oranında artırılır.
Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak sonradan düzeltme veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz.
16. Tahsilat ve ödemelerde banka zorunluluğu
Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer m.257 yetkisine dayanılarak yayımlanan tebliğlerle, mesleki faaliyete ilişkin tahsilat ve ödemelerin belirlenen tutarı aşması hâlinde banka, benzeri finans kurumları veya PTT aracılığıyla yapılması ve belgelendirilmesi zorunludur. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde, işleme konu tutarın %10’u oranında ve her bir işlem için ayrı ayrı özel usulsüzlük cezası kesilir (VUK mük. m.355). Ceza, hem ödeme yapana hem tahsilat yapana uygulanır.
Tevsik haddi tebliğle belirlenir ve güncellenir; işlem yapmadan önce yürürlükteki tutarın kontrol edilmesi gerekir. Müvekkil adına tahsil edilen ve müvekkile aynen aktarılan paralar, bir mal veya hizmetin bedeli olmadığından bu kapsamda değerlendirilmez.
Sık Sorulan Sorular
Avukatlık faaliyetine ne zaman başlamış sayılırım, bildirimi ne kadar sürede yapmalıyım?▾
VUK m.155’e göre serbest meslek erbabında; muayenehane, yazıhane gibi özel iş yeri açmak, çalışılan yere tabela veya levha asmak, devamlı mesleki faaliyette bulunulduğunu gösteren ilanlar yapmak ya da serbest olarak mesleki faaliyette bulunmak üzere mesleki teşekküllere (baroya) kaydolmak hâllerinden herhangi biri işe başlamayı gösterir. İşe başlama bildirimi, VUK m.168/1 uyarınca işe başlama tarihinden itibaren on gün içinde vergi dairesine yapılır. Bu süre yalnızca usul değil, genç girişimci istisnasından yararlanma şartıdır.
Serbest meslek makbuzunu ne zaman düzenlemem gerekir?▾
VUK m.236, serbest meslek erbabının mesleki faaliyetine ilişkin her türlü tahsilatı için serbest meslek makbuzu düzenlemesini zorunlu kılar. Makbuz bir tahsilat belgesidir; tahsilatın yapıldığı anda düzenlenir. Faturaya ilişkin “yedi gün içinde düzenlenir” kuralı (VUK m.231/5) makbuza uygulanmaz — vergi hukukunda kıyas yasağı geçerlidir. Ücret taksitle tahsil ediliyorsa her taksit için ayrı makbuz düzenlenir; tüm taksitlerin bitmesi beklenmez.
Tahsilat yapmadım ama dava kesinleşti; KDV ödemek zorunda mıyım?▾
Evet. KDV Kanunu m.10/a uyarınca vergiyi doğuran olay hizmetin ifasıdır; tahsilat şartı aranmaz. Avukatlık hizmeti kural olarak kısımlara bölünemediğinden (Av.K. m.171/2 ve AAÜT genel hükümleri), hizmetin ifası dava veya takibin kesinleşmesiyle tamamlanmış sayılır. Bu tarihte tahsilat olmasa da KDV doğar. Uygulamada makbuz, açıklama bölümüne “bedel tahsil edilmemiştir, yalnızca KDV hesaplanması için düzenlenmiştir” kaydı düşülerek düzenlenir; tahsilat olmadığından gelir vergisi hasılatına dahil edilmez. Buna karşılık tahsilat yapılmışsa, hizmet tamamlanmamış olsa bile tahsil edilen tutar üzerinden KDV doğar (KDVK m.10/b).
KDV için makbuz kesmiştim; ücreti sonradan tahsil edersem yeniden KDV öder miyim?▾
Hayır. KDV, hizmetin ifasıyla bir kez doğmuş ve ilk makbuzla beyan edilmiştir (KDVK m.10/a). Bedel sonradan tahsil edildiğinde, tahsilat anında VUK m.236 gereği ikinci bir serbest meslek makbuzu düzenlenir; ancak bu makbuzda KDV oranı %0 seçilir ve açıklama bölümüne “KDV’si … tarih ve … sayılı serbest meslek makbuzu ile beyan edilmiştir” kaydı düşülür. Böylece ikinci makbuz yalnızca gelir vergisi hasılatına girer; aynı hizmet için KDV mükerrer hesaplanmaz. Özetle KDV ilk aşamada, gelir vergisi ise tahsilat aşamasında ödenir.
Genç girişimci Bağ-Kur prim desteği devam ediyor mu?▾
Hayır, kaldırıldı. Genç girişimcilere bir yıl süreyle prime esas kazanç alt sınırı üzerinden sağlanan Bağ-Kur (4/b) prim desteğini düzenleyen 5510 sayılı Kanun m.81/1-(k) bendi, 4/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle (RG 19/12/2025-33112) yürürlükten kaldırılmıştır. 1/1/2026 ve sonrasında mükellefiyet tesis ettiren genç girişimciler Bağ-Kur primlerini kendileri öder. Buna karşılık GVK mükerrer m.20’de düzenlenen üç vergilendirme dönemlik kazanç istisnası yürürlüktedir; yani gelir vergisi avantajı devam eder, kalkan yalnızca SGK prim desteğidir. 31/12/2025 itibarıyla destekten fiilen yararlanmakta olanların kalan süreleri bakımından SGK’nın güncel uygulaması ayrıca teyit edilmelidir.
AAÜT’de yazılı tutardan fazla tahsilat yaptım; makbuzu tarifedeki tutar üzerinden kesebilir miyim?▾
Hayır. Makbuz, yapılan tahsilatın tam tutarını göstermek zorundadır. AAÜT’deki tutar yalnızca alt sınırdır (KDVK m.27/5 ve Av.K. m.164); üst sınır değildir. Tarifede iş için 5.000 TL yazıyor diye 10.000 TL’lik tahsilat için 5.000 TL’lik makbuz düzenlenemez. Eksik makbuz her hâlde kayıt dışı hasılat doğurur ve vergi idaresinin tespiti hâlinde eksik beyan edilen vergi, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasıyla birlikte tahsil edilir. Ayrıca Yargıtay bu durumu muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme suçu (VUK m.359/a, 18 aydan 5 yıla kadar hapis) kabul etmektedir; Danıştay ise tahsil edilen tutardan eksik belge düzenlenmesinin bu suçu oluşturmadığı görüşündedir. Konu ihtilaflı olmakla birlikte risk yüksektir.
Dava veya takip devam ederken azledildim ya da istifa ettim; KDV ödemem gerekir mi?▾
Kural olarak hayır. Azil ve istifa hâllerinde hizmet tamamlanmadığından, herhangi bir tahsilat yapılmamışsa KDV yükümlülüğü doğmaz. Ancak haksız azil nedeniyle yasal yollara başvurularak ücret tahsil edilirse, hizmetin tamamlanıp tamamlanmadığına bakılmaksızın tahsil edilen tutar üzerinden KDV doğar (KDVK m.10/b). Hizmetin ne zaman tamamlandığı bakımından ölçüt, davada kararın kesinleşmesi, icra takibinde ise dosyanın infazla kapatılması veya aciz vesikası alınmasıdır. İstifa nedeniyle müvekkile iade edilen avukatlık ücreti ise tazminat niteliğinde olup iade edildiğinde gider olarak dikkate alınabilir; iadenin banka üzerinden yapılması hâlinde dekont tevsik için yeterlidir.
Borçlu icra dairesine parayı yatırdı ama reddiyat yapılmadı; makbuzu ne zaman düzenlemeliyim?▾
Paranın icra dairesine yatırıldığını öğrendiğiniz gün. GVK m.67, serbest meslek erbabı bakımından “ıttıla hasıl etmeleri kaydıyla, namlarına kamu müessesesine, icra dairesine, bankaya, notere veya postaya para yatırılması”nı tahsil hükmünde sayar. Dolayısıyla para fiilen banka hesabınıza geçmemiş (reddiyat yapılmamış) olsa dahi, UYAP üzerinden ıttıla ettiğiniz tarih itibarıyla tahsilat hukuken gerçekleşmiştir; o gün serbest meslek makbuzu düzenlenmeli ve tutar ilgili dönemin hasılatına dahil edilmelidir. Makbuz müvekkile değil, ödemeyi yapan borçlu adına düzenlenir.
İcra vekâlet ücretinde KDV oranı ve stopaj nasıl uygulanır, KDV tevkifatı var mıdır?▾
KDV oranı kural olarak %20’dir; aile, tüketici ve çocuk mahkemeleri ile vesayet davalarına ilişkin ilamlara dayalı ilamlı icra takiplerinde %10’a iner. İlamsız takiplerde uyuşmazlık bu mahkemelerin alanına girse dahi oran %20’dir; örneğin aile mahkemesince hükmedilen tedbir nafakasının ilamsız takibe konu edilmesinde %20 uygulanır. Stopaj yönünden, GVK m.94’e 7194 sayılı Kanunla eklenen fıkra uyarınca İİK ve Avukatlık Kanunu gereği karşı tarafa yükletilen vekâlet ücretini (icra ve iflas müdürlüklerine yatırılanlar dâhil) ödeyenler gelir vergisi tevkifatı yapar; borçlu şirket, kamu kurumu ya da gerçek usulde vergilendirilen tüccar/serbest meslek erbabı ise %20 kesinti yapmalıdır. Borçlu kesinti yapmadan tutarın tamamını yatırmışsa makbuz fiilî durumu yansıtacak şekilde stopajsız düzenlenir; tevkifat yapmama sorumluluğu ödemeyi yapana aittir. KDV tevkifatı ise uygulanmaz: icra vekâlet ücreti borçluya sunulan bir hizmetin karşılığı değil, yargılama gideri niteliğindedir.
Meslektaşım yerine duruşmaya girdim (tevkil); 1.000 TL için de makbuz kesmeli miyim?▾
Evet. Tevkil yoluyla elde edilen ücret, tutarı ne olursa olsun serbest meslek kazancıdır; cüzi tutarlar için asgari tutar muafiyeti ya da istisna sınırı bulunmaz. VUK m.236 uyarınca tahsilatın yapıldığı anda serbest meslek makbuzu düzenlenmesi zorunludur. Makbuzun kime düzenleneceği, bedelin kimin bütçesinden çıktığına bağlıdır: tevkili veren meslektaşınız ücreti kendi cebinden ödüyor ve müvekkiline yansıtmıyorsa makbuz tevkili veren avukat adına düzenlenir ve stopajlı olur; ücreti kendi müvekkilinden tahsil ederek size aktarıyorsa makbuz doğrudan o müvekkil adına düzenlenir.
Tevkil makbuzunda stopaj kesilir mi?▾
Makbuz tevkili veren avukat adına düzenleniyorsa evet. GVK m.94/1, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan serbest meslek erbabını da tevkifat yapmakla yükümlü tutar; avukatın bir başka avukata yaptığı mesleki ödeme bu kapsamdadır ve m.94/2-b uyarınca %20 gelir vergisi stopajı yapılır. Serbest meslek erbabının tevkifat yükümlülüğü yalnızca mesleki işleriyle ilgili ödemelerine münhasırdır. Buna karşılık makbuz müvekkil adına düzenleniyorsa stopaj, müvekkilin GVK m.94/1 kapsamında vergi sorumlusu olup olmamasına göre belirlenir: kurum veya şirket müvekkilde kesilir, vergi sorumlusu sıfatı taşımayan gerçek kişi müvekkilde kesilmez.
İşi ücretsiz gördüm ya da çok düşük ücret aldım; makbuzu hangi tutar üzerinden keserim?▾
Makbuz kural olarak o iş için kararlaştırılan ücret üzerinden düzenlenir. Bedel bulunmuyor, bilinmiyor veya emsaline göre açıkça düşükse ve bu düşüklük haklı bir sebeple açıklanamıyorsa matrah emsal bedel ya da emsal ücrettir (KDVK m.27/1-2). Ayrıca KDVK m.27/5 uyarınca serbest meslek faaliyetlerinde ilgili meslek teşekkülünce tespit edilmiş bir tarife varsa hizmetin bedeli o tarifedeki ücretten düşük olamaz; avukatlık bakımından bu tarife Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’dir. Dolayısıyla ücretsiz görülen işte dahi AAÜT’deki karşılığı üzerinden KDV hesaplanması gerekir. Avukatlık Kanunu m.164 uyarınca ücretin tarifenin altında kararlaştırılamayacağı kuralı da bu sonucu destekler.
Avukatlık ücretinde KDV oranı ne zaman %10 olur?▾
Genel oran %20’dir. Aile, tüketici ve çocuk mahkemeleri ile vesayet davaları ve işleri, bunlara ilişkin kanun yolları ve bu ilamlara dayalı ilamlı icra takipleri, iş uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk kapsamında verilen taraf vekilliği hizmetleri ile adli yardım ve adli müzaheret kapsamında verilen hizmetlerde oran %10’dur. Belirleyici olan mahkemenin türüdür; müvekkilin çocuk olması tek başına yetmez. Tüketici hakem heyeti başvuruları mahkeme kapsamında olmadığından %20’ye tabidir.
Karşı yan vekâlet ücreti ve CMK ödemelerinde KDV tevkifatı yapılır mı?▾
KDV Genel Uygulama Tebliği (I/C-2.1.3.2.2), avukatların hukuki ihtilaflarla ilgili olarak yargı mercileri nezdinde veya yargı kararlarının sonuçlarıyla ilgili olarak vekâlet akdi çerçevesinde (icra vb.) verdikleri hizmetlerin bu bölüm kapsamında tevkifata tabi tutulmayacağını açıkça belirtir. Tevkifata tabi olan, avukatın verdiği danışmanlık hizmetleridir ve belirlenmiş alıcılara verilmesi hâlinde oran 9/10’dur. Sözleşmede avukatlık ve danışmanlık birlikte yer alıyor ve ayrı ayrı ücretlendirilmiyorsa, toplam sözleşme bedeli üzerinden tevkifat uygulanır.
Avukatlık ücret sözleşmesi için damga vergisi ödenmeli mi?▾
Belli bir parayı ihtiva eden sözleşmeler damga vergisine tabidir; avukatlık ücret sözleşmesi de bu kapsamdadır. Sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayanlarda vergi, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen on beş gün içinde beyan edilir ve aynı sürede ödenir (DVK m.22/b). Süresinde beyan edilmemişse, sözleşmeyi icra takibine veya davaya konu etmeden önce VUK m.371 kapsamında pişmanlıkla beyan edilmesi, usulsüzlük ve vergi ziyaı cezalarından korunmayı sağlar.
Stopaj bir vergi midir, kesilen tutarı geri alabilir miyim?▾
Stopaj ayrı bir vergi değil, gelir vergisinin peşin ödenme yöntemidir. GVK m.94’te sayılan kişi ve kurumlar (kamu idareleri, ticaret şirketleri, dernek ve vakıflar, gerçek gelirini beyan eden ticaret ve serbest meslek erbabı vb.) avukata yaptıkları ödemenin brüt tutarı üzerinden %20 kesinti yapıp beyan eder. Kesilen tutarlar yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilir (GVK m.121). Mahsuptan sonra kalan kısım için diğer vergi borçlarından mahsup ya da nakden iade talep edilebilir; iade talebi bir yıl içinde yapılmalıdır.
Müvekkilden aldığım harç ve bilirkişi masraflarına makbuz düzenlemeli miyim?▾
Müvekkil adına harcanmak üzere alınan ve tamamı bu amaçla harcanan harç, gider avansı, bilirkişi ve posta masrafları avukatın hasılatı değildir; bu tutarlar için makbuz düzenlenmez, gider de yazılmaz. Buna karşılık yol, konaklama ve yemek gibi giderler için müvekkilden bedel tahsil ediliyor ve faturalar avukat adına düzenlenip gider yazılıyorsa, tahsil edilen tutar hasılattır ve makbuz düzenlenmesi gerekir.
Somut durumunuz için hukuki destek
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki/mali danışmanlık yerine geçmez. Somut durumunuz için bir avukat veya serbest muhasebeci mali müşavire danışın; beyan ve muhasebe kayıtlarında Gelir İdaresi düzenlemeleri esas alınmalıdır.
İletişime geçinKaynaklar: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu m.31, 65-68, 89, 94, 103, 121, mükerrer 20 ve mükerrer 121 · 213 sayılı Vergi Usul Kanunu m.9, 148, 151, 153, 155, 168, 231, 236-237, 253, 256, 359, 371 ve mükerrer 355 · 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu m.1, 10, 11-12 · 488 sayılı Damga Vergisi Kanunu m.22 ve (1) sayılı tablo · KDV Genel Uygulama Tebliği I/C-2.1.3 · 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m.1, 12, 43, 49, 164, 171 · Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi genel hükümleri. Mevzuat metinleri mevzuat.gov.tr üzerindeki güncel hâlinden alınmıştır.
Rehberin hazırlanmasında, Av. Oğuzhan Aslan’ın barolarda verdiği “Avukatın Vergilendirilmesi” konulu eğitim çalışmasında ele alınan başlıklar yol gösterici olmuştur; buradaki bilgiler yukarıdaki mevzuat metinleriyle ayrıca karşılaştırılarak düzenlenmiştir.
Oranlar, hadler ve maktu tutarlar her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; geçerli değerler ilgili yılın Vergi Usul Kanunu genel tebliği ile Gelir İdaresi Başkanlığı duyurularında yer alır.