Özel sektör işverenleri
Parmak izi, yüz tanıma veya avuç içi/damar okuyucu ile personel giriş-çıkış (PDKS) takibi yapan tüm işletmeler; veri sorumlusu sıfatıyla sistemlerini gözden geçirmek zorundadır.
KVKK · kişisel veri koruma rehberi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu, iş yerlerinde parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi yöntemlerle personel devam (mesai) takibi yapılmasını kesin olarak hukuka aykırı ilan etti. Kararın gerekçelerini, işverenler için sonuçlarını ve geçilmesi gereken alternatif yöntemleri sade bir dille özetledik.
Karar No
2026/921
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/04/2026 tarihli İlke Kararı.
Resmî Gazete
2 Haziran 2026
33268 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
Dayanak
6698 sayılı Kanun
KVKK m.4 (genel ilkeler), m.6 (özel nitelikli veri), m.15/6 (ilke kararı).
Bu rehber genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Bağlayıcı olan, Resmî Gazete'de yayımlanan İlke Kararının metnidir; somut durumunuz için resmî kaynakları ve bir avukatı esas alın.
Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/04/2026 tarihli ve 2026/921 sayılı Kararı, 02/06/2026 tarihli ve 33268 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı. Kurum'a intikal eden ihbar ve şikâyetlerde, çalışan devam takibini dijitalleştirme amacıyla kurum ve kuruluşların giderek artan ölçüde biyometrik tanımlama sistemlerine yöneldiği tespit edilmiş; bu yaygın uygulamaya ilişkin olarak Kanun'un 15'inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bir İlke Kararı alınması gereği doğmuştur.
Karar ile iş yerlerinde parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi yöntemlerle personel devam kontrolü yapılması kesin olarak hukuka aykırı ilan edilmiştir. Karara uymayan veri sorumlusu işverenler hakkında Kanun'un 18'inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı duyurulmuştur.
Parmak izi, yüz tanıma, iris/retina ile mesai takibi
Kanuni dayanak yok · rıza özgür değil · ölçüsüz
KVKK m.18 idari para cezası (üst sınırdan)
Karar; yalnızca büyük işletmeleri değil, personel devam kontrol sistemi (PDKS) kullanan tüm özel ve kamu işverenlerini, insan kaynakları birimlerini ve çalışanları doğrudan ilgilendirir.
Parmak izi, yüz tanıma veya avuç içi/damar okuyucu ile personel giriş-çıkış (PDKS) takibi yapan tüm işletmeler; veri sorumlusu sıfatıyla sistemlerini gözden geçirmek zorundadır.
Memur ve kamu görevlilerinin mesaisini biyometrik sistemle denetleyen idareler; AYM ve Danıştay kararları doğrudan kamu istihdamına ilişkindir.
Devam-devamsızlık verisini toplayan, işleyen ve saklayan birimler; toplama yöntemini ve saklama süreçlerini yeniden yapılandırmalıdır.
Biyometrik verisi mesai takibi amacıyla işlenen işçi ve memurlar; rıza vermeme veya rızayı geri çekme hakkını kullanabilir, ihlali Kuruma bildirebilir.
Biyometrik veri, 6698 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesinde sınırlı sayma (tahdidi) yöntemiyle belirlenen özel nitelikli (hassas) kişisel veri kategorilerinden biridir; kıyas yoluyla genişletilemez. 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nda parmak izi, damar izi ve el ayasından elde edilen kişiye özgü veriler; GDPR'da ise bir gerçek kişiyi özgün biçimde teşhis etmeyi sağlayan fiziksel, fizyolojik veya davranışsal özelliklere ilişkin veriler olarak tanımlanır.
Parmak izi, retina/iris verisi
Yüz ve el geometrisi
Ses tınısı, imza dinamikleri, klavye kullanımı
Biyometrik veriler geri döndürülemez. Bir banka şifresi çalındığında yenilenebilir; ancak parmak izi veya yüz geometrisi ele geçirildiğinde değiştirilemez. Bu durum, çalışanlar için ömür boyu geri döndürülemez güvenlik riskleri yaratır.
Kurul, mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesini üç temel gerekçeyle hukuka aykırı bulmuştur. Kanun'un 6'ncı maddesindeki işleme şartlarından (b)–(g) bentleri uygulanamadığından, uygulamada yalnızca (a) bendindeki açık rızaya dayanılmakta; ancak bu da yeterli olmamaktadır.
Mevzuatta iş yeri giriş-çıkışlarının kontrolü için özel nitelikli biyometrik verilerin işlenebileceğine dair açık bir kanun hükmü bulunmadığı tespit edilmiştir. Çalışma sürelerinin takibine ilişkin hükümler (4857 sK m.63, m.67, m.75) vardır; ancak takibin biyometrik veriyle yapılmasını öngören açık bir düzenleme yoktur.
İşçi ile işveren arasındaki bağımlılık ilişkisi ve güç dengesizliği nedeniyle, çalışanın baskı altında veya işini kaybetme korkusuyla verdiği rızanın “özgür irade” taşımadığı kabul edilmiştir. Ayrıca rızanın geri alınabilmesi sistemin sürekliliğini zedelediğinden, açık rıza tek başına yeterli bir hukuki zemin oluşturmaz.
Sadece mesai saatlerini denetlemek gibi sınırlı bir idari amaç için, kişilerin değiştirilmesi imkânsız olan biyometrik verilerinin toplanması aşırı ve ölçüsüz bir müdahale olarak nitelendirilmiştir. Daha az müdahaleci alternatifler varken biyometrik veri işlemek zorunlu değildir.
Kanun'un 3'üncü maddesinde açık rıza; belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza olarak tanımlanır. İstihdam ilişkisinde ise taraflar eşit konumda değildir. Çalışana rıza göstermeme veya rızasını geri çekme imkânı etkin biçimde sunulmadığında ya da rıza göstermemek çalışan açısından olumsuz sonuçlar doğurabildiğinde, çalışanın gerçek bir seçeneğe sahip olduğu ve rızanın özgür iradeye dayandığı söylenemez.
Ayrıca rızanın geri alınabilmesi, biyometrik tanımlama sistemlerinin sürekliliğini ve uygulanabilirliğini zedeler. Bu nedenle biyometrik verilerin mesai takibi amacıyla yalnızca açık rıza şartına dayanılarak işlenmesi, kural olarak yeterli bir hukuki zemin oluşturmaz.
Kanun'un 4'üncü maddesindeki genel ilkeler her hâl ve şartta uyulması zorunlu olan kurallardır. Kişisel veri işleme faaliyeti; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalıdır. Bu kriterleri karşılamayan bir uygulama, ilgili kişinin açık rızası bulunsa dahi hukuka aykırıdır.
İşleme, amacı gerçekleştiren en az müdahaleci yöntem olmalıdır. RFID/NFC kart, PIN, imza ve kâğıt çizelge gibi alternatiflerin varlığı, biyometrik veri işlemenin zorunlu olmadığını açıkça ortaya koyar.
Mesai takibi sınırlı bir idari amaçtır ve bu denli yoğun bir veri işleme müdahalesini haklı kılmaz. Verilerin başka amaçlarla birleştirilme veya kötüye kullanılma ihtimali de dikkate alındığında, işleme ölçülülük ilkesini ihlal eder.
İlke Kararı, yerleşik yüksek yargı içtihatlarına dayanır. Hem Anayasa Mahkemesi hem de Danıştay, biyometrik mesai takibini kanunilik ve ölçülülük ilkeleri bakımından hukuka aykırı bulmuştur.
Bir belediyede devlet memuru olarak çalışan başvurucu, iş yerinde parmak izi sistemiyle mesai takibine başlanması üzerine bireysel başvuruda bulundu. AYM, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nda biyometrik veri temelli takibe dair temel esasları belirleyen bir düzenleme bulunmadığından müdahalenin kanunilik şartını sağlamadığına ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Avuç içi damar okuyucu ile mesai takibi tanımlaması yapılmasına ilişkin işlemin iptali istemine konu olayda Danıştay 12. Daire, Kanun'un 4'üncü maddesindeki amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma ilkesine ve 6'ncı maddesindeki katı koşullara vurgu yaptı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da bu kararı onayarak, amaçla ilgili olmayan veya ihtiyaç duyulmayan kişisel verilerin işlenmesinden kaçınılması gerektiğini teyit etti.
İşverenin çalışma sürelerini takip ve belgeleme yükümlülüğü devam eder (4857 sK m.63, m.67, m.75; Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.9). Ancak bu takip, biyometrik veri işlemeden daha az müdahaleci yöntemlerle yapılmalıdır.
İş yerinizde parmak izi, yüz tanıma, iris/retina veya avuç içi damar okuma ile mesai takibi yapılıp yapılmadığını belirleyin; hangi biyometrik verinin, nerede ve ne kadar süreyle saklandığını çıkarın.
Mesai takibi amacıyla biyometrik veri toplanmasını durdurun. İlke Kararı, geçerli bir açık rıza bulunsa dahi bu işlemenin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymaktadır.
RFID/NFC kart, PIN/şifre, imza veya kâğıt bazlı çizelge gibi daha az müdahaleci bir yönteme geçiş yapın; yeni sistemin de veri minimizasyonu ilkesine uygun olduğundan emin olun.
Amaç ortadan kalktığından, önceden toplanmış biyometrik şablonları saklama ve imha politikanız uyarınca silin, yok edin veya anonim hâle getirin ve bunu tutanakla belgeleyin.
Aydınlatma metinlerinizi ve açık rıza formlarınızı güncelleyin; yeni devam takibi yönteminizi ve verilerin nasıl işlendiğini çalışanlara duyurun (4857 sK m.67 duyuru yükümlülüğü ile birlikte).
KVKK m.12 kapsamında aldığınız tedbirleri, geçiş kararını ve imha süreçlerini yazılı hâle getirin; olası bir denetimde uyumu ispatlayabilecek belgeleri hazır bulundurun.
Kanun'un 12'nci maddesi, veri sorumlusunu kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve bunlara hukuka aykırı erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla uygun güvenlik düzeyini temin etmeye yönelik her türlü teknik ve idari tedbiri almakla yükümlü kılar. İlke Kararında belirtilen hususlar da bu tedbirlerdendir.
Belirtilen hususlara uyulmadığının tespiti hâlinde ilgili veri sorumluları hakkında Kanun'un 18'inci maddesi gereği işlem tesis edilir. Biyometrik sistemleri kullanmaya devam eden işverenler bakımından idari para cezasının üst sınırlardan uygulanacağı duyurulmuştur. İdari para cezalarının alt ve üst sınırları her yıl yeniden değerleme oranında güncellenir; güncel tutarlar için ilgili yılın tebliğlerini esas alın.
Hayır. İlke Kararına göre işçi-işveren ilişkisindeki güç dengesizliği nedeniyle çalışanın rızası özgür iradeye dayanmaz; bu yönüyle açık rıza tek başına geçerli bir hukuki zemin oluşturmaz. Kaldı ki geçerli bir açık rıza bulunsa dahi, ölçülülük ilkesi karşısında mesai takibi amacıyla biyometrik veri işlenmesi Kanun'un 4'üncü maddesindeki genel ilkelere aykırı sayılmaktadır. Kısacası rıza almak sorunu çözmez.
Karar; parmak izi, yüz tanıma, iris ve retina taraması gibi tüm biyometrik yöntemlerle personel devam kontrolünü kapsar. Danıştay kararına konu olan avuç içi damar okuma sistemi de aynı değerlendirmeye tabidir. Ortak nokta, bunların hepsinin özel nitelikli (hassas) biyometrik veri olmasıdır.
Biyometrik veriler kişiye özgüdür ve geri döndürülemez. Bir şifre veya kart çalındığında yenilenebilir; ancak parmak iziniz veya yüz geometriniz çalınırsa değiştirilemez. Bu nedenle ele geçirilmeleri hâlinde çalışanlar için ömür boyu geri döndürülemez güvenlik riskleri doğar. Kanun da biyometrik veriyi m.6'da özel nitelikli kişisel veri olarak sayar ve işlenmesini katı koşullara bağlar.
İşverenin çalışma sürelerini takip etme ve belgeleme yükümlülüğü devam etmektedir (4857 sK m.63, m.67, m.75 ve Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.9). Ancak bunu biyometrik veri işlemeden; RFID/NFC kimlik kartları, PIN/şifre tabanlı sistemler, geleneksel imza ve kâğıt bazlı devam çizelgeleri ya da denetçi gözetiminde elle giriş gibi daha az müdahaleci yöntemlerle yapmanız gerekir.
Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 10/03/2022 tarihli kararında (başvuru no 2018/11988), bir belediyede memurun parmak izi ile mesai takibine tabi tutulmasında kanunilik şartının sağlanmadığı gerekçesiyle kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının ihlal edildiğine karar verdi. Danıştay 12. Daire (2021/3870 E, 2023/2548 K) avuç içi damar okuma sistemine ilişkin iptal kararını, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu da (2024/225 E, 2024/2625 K) bu kararı onayarak biyometrik mesai takibinin ölçülülük ilkesine aykırılığını teyit etti.
Belirtilen hususlar, KVKK m.12 uyarınca veri sorumlusunun alması gereken teknik ve idari tedbirlerdendir. Bunlara uyulmadığının tespiti hâlinde ilgili veri sorumluları hakkında Kanun'un 18'inci maddesi uyarınca idari para cezası uygulanır. Biyometrik sistemleri kullanmaya devam eden işverenler bakımından cezanın üst sınırlardan uygulanacağı kamuoyuna duyurulmuştur.
Kanun'un 15'inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca Kurul, bir ihlalin yaygın olduğunu tespit ederse ilke kararı alıp yayımlar. İlke kararları, aynı nitelikteki tüm veri sorumluları için bağlayıcı bir yorum ve uygulama çerçevesi oluşturur. Dolayısıyla bu karar, yalnızca somut bir şikâyete değil, biyometrik mesai takibi yapan tüm işverenlere yöneliktir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Somut bir icra takibi süreciniz için bir avukattan profesyonel destek alabilirsiniz.
İletişime geçinKaynak: Kişisel Verileri Koruma Kurulunun 29/04/2026 tarihli ve 2026/921 sayılı İlke Kararı (RG: 02/06/2026-33268) · 6698 sayılı KVKK (m.3, m.4, m.6, m.12, m.15, m.18) · 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.3 · 4857 sayılı İş Kanunu m.63, m.67, m.75 ve Çalışma Süreleri Yönetmeliği m.9 · AYM 10/03/2022, başvuru no 2018/11988 · Danıştay 12. D. 2021/3870 E, 2023/2548 K ve İDDK 2024/225 E, 2024/2625 K. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; bağlayıcı olan resmî metindir.