Kararın Özü
Tescilsiz bir çay ocağında geçen çalışmanın Kuruma bildirilmediği iddiasıyla açılan hizmet tespiti davasında işveren, aradaki ilişkinin hizmet akdi değil kâr ortaklığı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, kira sözleşmesindeki ortaklık yasağı ve tanık anlatımlarına dayanarak davayı kabul etmiş, iki bozma kararının ardından direnmiştir.
Hukuk Genel Kurulu; hizmet akdinin iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarını, hizmet tespiti davalarındaki kendiliğinden araştırma ilkesini ve sigortalılık hâllerinin çakışması rejimini ayrıntısıyla ortaya koyarak, ortaklık savunmasının somut kanıtla desteklenmediği ve 01.03.2011 sonrası dönemde Bağ-Kur kaydına rağmen hizmet akdine dayalı çalışmaya üstünlük tanınacağı gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.
Temel İlkeler
- Hizmet akdinin ayırt edici unsurları iş görme, ücret ve bağımlılıktır; ortaklık savunması soyut beyan değil somut kayıt ve belgeyle ispatlanmalıdır.
- Hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkindir; hâkim delilleri kendiliğinden araştırır ve ispat yükü tek tarafa yüklenemez.
- 01.03.2011 sonrası dönemde 4/1-a (hizmet akdi) ile 4/1-b (Bağ-Kur) sigortalılığı çakışırsa, 6111 sayılı Kanun ile değişik 5510 sayılı Kanun m.53 gereği hizmet akdine dayalı çalışmaya üstünlük tanınır.
Neden Kült Karar?
Hizmet tespiti, iş ve sosyal güvenlik yargısının en yüksek hacimli dava tiplerindendir. Bu karar; hizmet akdinin unsurlarını, resen araştırma ilkesini ve çakışan sigortalılık rejimini tek metinde toplayan, HGK'nın kendi güncel içtihatlarına atıflarla örülmüş derli toplu bir başvuru kaynağıdır.