Kararın Özü
Miras bırakan, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapu memuru önünde iradesini satış (veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi) yönünde açıklayarak devrederse ortada muris muvazaası vardır.
Görünürdeki satış sözleşmesi, tarafların gerçek iradesine uymadığı için; gizlenen bağış sözleşmesi ise tapulu taşınmazlarda zorunlu resmî şekil koşulundan yoksun olduğu için geçersizdir. Karar, bu durumda saklı pay sahibi olsun ya da olmasın, miras hakkı çiğnenen her mirasçının dava açarak muvazaanın tespitini ve tapu kaydının iptalini isteyebileceğini hükme bağlamıştır.
Temel İlkeler
- Mirasçıdan mal kaçırma amacıyla yapılan görünürdeki satış sözleşmesi muvazaa nedeniyle geçersizdir.
- Gizli bağış sözleşmesi, tapulu taşınmazlarda resmî şekil koşulunu taşımadığından ayrıca geçersizdir.
- Saklı pay sahibi olsun olmasın, miras hakkı çiğnenen her mirasçı iptal davası açabilir.
- Dava hakkı, mirasın açılmasından sonra kullanılabilir ve tenkisten farklı olarak tüm taşınmazın tapu kaydının iptali sonucunu doğurabilir.
Neden Kült Karar?
Türk miras hukukunun en çok atıf alan içtihadıdır: "mirastan mal kaçırma" (muris muvazaası) davalarının tamamı yarım asrı aşkın süredir bu karara dayanır. Bedesten veri tabanında yalnızca "1.4.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme" ibaresini içeren doksanı aşkın güncel Yargıtay kararı bulunmaktadır.