Parselasyon İşlemine Karşı Dava Açma Süresi
E. 1969/2K. 1970/112.02.1970
Parselasyon işlemlerine karşı dava süresi, ilan, tebliğ, öğrenme ve uygulama işlemleri arasındaki ilişkiyle değerlendirilir.
Kısa sonuç
İmar uygulamalarında dava süresinin başlangıcı, işlemin ilgililer bakımından öğrenilebilir ve dava edilebilir hale gelmesiyle ilişkilidir.
Künye resmî Danıştay İBK bülteninden doğrulanmıştır (12.02.1970, E.1969/2, K.1970/1). Kararın çekirdek ilkesi — dava süresinin yazılı bildirim/öğrenme ile başlaması — güncel Danıştay 6. Daire içtihadında sürdürülmektedir; ancak dayanak (mülga 1961 Anayasası m.114 → İYUK m.7) değişmiş ve 7221 sayılı Kanun’la 5 yıllık üst sınır getirilmiştir. Somut tarih ve dava yolu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kararın konusu
Parselasyon (İmar Kanunu m.18 uygulaması), taşınmaz mülkiyetini düzenleme ortaklık payı (DOP), dağıtım ve resen tescil yoluyla doğrudan etkiler. İBK 1970/1 kararı, bu işlemlere karşı dava süresinin ne zaman başlayacağını konu alır.
Uyuşmazlığın hukuki çerçevesi
Karar mülga 1961 Anayasası m.114’e dayanır; bugün dava süresi İYUK m.7 ve m.11 ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Ayrıca 7221 sayılı Kanun’un 6. maddesiyle İmar Kanunu m.8’e “kesinleşen imar/parselasyon planlarına karşı kesinleşmeden itibaren her hâlde beş yıl içinde dava açılabilir” hükmü eklenmiştir (yürürlük 01.07.2020). Eski Kurul kararı, bugünkü askı/elektronik ilan ve tebliğ uygulamalarıyla birebir aynı kabul edilmemelidir.
Danıştay’ın benimsediği ilke
Dava süresinin başlangıcında ilan-öğrenme ilişkisi belirleyicidir: parselasyon bireysel işlem olduğundan ilgilinin yazılı olarak haberdar edilmesi (tebliğ) veya işlemi öğrenmesi esas alınır.
Güncel mevzuat açısından değerlendirme
Kararın çekirdek ilkesi güncelliğini korur. Güncel Danıştay 6. Daire içtihadına göre parselasyon tek yanlı bireysel bir işlemdir; askı ilanı 7201 sayılı Kanun anlamında tek başına tebliğ sayılmaz ve dava süresi (İYUK m.7 uyarınca kural olarak 60 gün) yazılı tebliğ ya da öğrenme tarihinden başlar. 7221 sayılı Kanun’la getirilen 5 yıllık süre ise, İDDK’ya göre süreyi uzatan değil, kesinleşmeden 5 yıl sonra dava yolunu kapatan hak düşürücü bir üst sınırdır; Danıştay 6. Dairesi bu üst sınırın 01.07.2020 öncesi kesinleşmiş planlara geriye yürütülemeyeceğini kabul etmektedir. Bu nedenle sonuç; planın/parselasyonun kesinleşme tarihine, tebliğin yapılıp yapılmadığına ve seçilen dava yoluna göre değişir.
Güncelliği teyit eden yüksek yargı kararları
Danıştay 6. DaireE. 2021/8663 · K. 2023/5800 · 12.06.2023
7221 sayılı Kanun’la İmar Kanunu m.8’e eklenen 5 yıllık dava süresi, yürürlükten (01.07.2020) önce kesinleşmiş imar/parselasyon planlarına geriye yürütülemez; aksi yorum hukuki güvenlik ilkesine aykırıdır.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK)E. 2021/2976 · K. 2021/2591 · 24.11.2021
“Her hâlde beş yıl” ifadesi dava süresini uzatan değil, kesinleşmeden 5 yıl sonra dava yolunu kapatan hak düşürücü bir üst sınırdır; olağan (60 günlük) süre kaçırılmışsa 5 yıl kuralı davayı canlandırmaz.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu (İDDK)E. 2022/1122 · K. 2022/3558 · 08.12.2022
5 yıllık sürenin, imar planlarına dava açma sürelerini genişleten değil sınırlayan hak düşürücü nitelikte olduğu yönündeki yorum İDDK’ca sürdürülmüştür.
Danıştay 6. DaireE. 2022/940 · K. 2025/6163 · 27.11.2025
Parselasyon, mülkiyet hakkını yeniden biçimlendiren tek yanlı bireysel işlemdir; askı ilanı tek başına tebliğ sayılmaz, dava süresi ilgiliye yazılı tebliğ veya öğrenme tarihinden başlar (İBK 1970/1 ilkesini teyit eder).
Künyeler resmî Danıştay kaynaklarından doğrulanmıştır. Daire ve kurul kararları İçtihadı Birleştirme kararı düzeyinde bağlayıcı olmayıp somut olaya göre değerlendirilmelidir.
Uygulamada ne anlama geliyor?
Malik; askı ilan tarihini, kendisine yapılan yazılı tebliği veya yeni tapunun tebliğ/öğrenme tarihini, encümen kararını ve imar durumu başvurusuna verilen cevabı belgelemelidir. Yazılı tebliğ yoksa dava süresi öğrenmeyle başlayacağından, uygulamanın üzerinden yıllar geçse dahi dava açılabilmesi mümkün olabilir. İptal kararı verilirse muhatap, uygulamayı yapan idaredir (belediye/valilik) ve karar İYUK m.28 uyarınca 30 gün içinde “geri dönüşüm” işlemiyle yerine getirilir; idare gereğini yapmazsa ilgilinin tescili iptal ettirmek için adli yargıda (asliye hukuk) tapu iptal davası açması gerekebilir.
Kimleri ilgilendiriyor?
- Taşınmaz malikleri
- Belediyeler
- Yatırımcılar
Dikkat edilmesi gereken süreler
Olağan dava süresi kural olarak 60 gündür (İYUK m.7) ve yazılı tebliğ/öğrenme ile başlar. 7221 sayılı Kanun’un getirdiği 5 yıllık süre bir üst sınırdır, olağan süreyi uzatmaz; bu üst sınırın 01.07.2020 öncesi kesinleşmiş planlara uygulanıp uygulanmayacağı somut olaya göre ayrıca değerlendirilmelidir.
İmer Hukuk değerlendirmesi
İlk kontrol, parselasyonun ilgiliye yazılı olarak tebliğ edilip edilmediğidir; tebliğ yoksa öğrenme tarihi ve karineleri önem kazanır. İkinci kontrol, planın/parselasyonun kesinleşme tarihi ile 7221 sayılı Kanun’un yürürlük tarihinin (01.07.2020) karşılaştırılmasıdır. Teknik rapor (DOP/KOP, dağıtım) ile süre analizi birlikte yürütülmelidir.
Kararın künyesi
- Karar tarihi/yılı
- 12.02.1970
- Esas ve karar numarası
- E. 1969/2 · K. 1970/1
- Bülten sayfası
- Doğrulama bekliyor
- Son güncelleme
- 2026-07-16
İlgili mevzuat
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.18 (parselasyon) (amended)
- 3194 sayılı İmar Kanunu m.8 (7221 s.K. ile eklenen 5 yıllık süre) (amended)
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7, m.11 (active)
- 7201 sayılı Tebligat Kanunu (active)
İlgili içtihatlar
İlgili rehber yazıları ve hizmetler
Kaynak ve metodoloji açıklaması
Bu içerik, Danıştay Başkanlığı tarafından yayımlanan “İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararları Hakkında Karar Bülteni (1965–2024)” esas alınarak hazırlanmıştır. Kararların güncel mevzuat karşısındaki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynak bülten: Danıştay İBK karar bülteni (harici PDF).
Bu sayfada yer alan açıklamalar genel bilgilendirme amacı taşır. Her uyuşmazlık kendi maddi ve hukuki koşulları içinde değerlendirilmelidir.